* Omar Fredrick Kanoute (Mali-Sevilla): Şu an Avrupa gol krallığı yarışında ilk sırada. 20 yaşından beri dini vecibelerini yerine getirdiği belirtiliyor. Fransa doğumlu ama Mali Milli Takımı’nda forma giyiyor.

* Frank Bilal Ribery (Fransa-Marsilya): Fransa’da doğdu. Cezayir asıllı Belhami ile evlendi ve Müslüman oldu. Fransa Milli Takımı’nda oynuyor.

* Muhammed Diarra (Mali-Real Madrid): Real Madrid’de oynayan futbolcu, Mali asıllı bir Müslüman. Milli takım tercihini Mali’den yana kullanıyor. 2006’nın en pahalı transferlerinden.

* Halid Boulahrouz (Fas-Chelsea): Hollanda’da doğan Faslı oyuncu, Hollanda Milli Takımı ve Chelsea’de oynuyor.

* Nicolas Bilal Anelka (Bolton): Martinique asıllı Fransız futbolcu. 2004’te Müslüman oldu ve Abdul Selam Bilal adını aldı. Geçtiğimiz günlerde hac sırasında çekilmiş fotoğrafları yayınlandı.

* Zinadine Yazid Zidane: Cezayir asıllı Fransız futbolcu.

* Muhammed Lamine Sissoko (Mali-Liverpool): Mali asıllı Fransız futbolcu. Mali Milli Takımı’nda oynuyor.

* Jae Lee Woon (G.Kore-Suwon Samsung): 1973 doğumlu Güney Koreli milli kaleci, 2002’den beri Müslüman olarak hayatını sürdürüyor.

* Kolo Abib Toure (Fildişi-Arsenal): Arsenal’de forma giyiyor. Kardeşi İbrahim ve Yaya da profesyonel futbolcu. İsmindeki Abib’den kasıt, Habib.

* Yaya Toure (Fildişi-Monaco): Kolo Toure’nin kardeşi.

* Kerim Benzama (Cezayir-Lyon): Cezayir asıllı Fransız futbolcu.

* Joseph Desire Job (Kamerun-Sedan): Fransa doğumlu Kamerunlu futbolcu.

* Robbie Van Persie (Hollanda-Arsenal): Hollandalı futbolcunun Faslı Büşra isminde bir bayanla evlenip Müslüman olduğu öne sürülüyor.

* Zlatan Ibrahimovic (İsveç-İnter): Babası Boşnak, annesi Hırvat. Birçok kaynak Müslüman olduğunu yazıyor.

* Muhammed Kallon (Sierra Leone-Monaco): Uzun yıllar İnter forması giydi. Şu an Monaco’nun başarısı için ter döküyor.

* Habib Beye (Senegal-Marsilya): Senegalli ve ülkesinin milli takımında oynuyor.

* El Hadji Diouf (Senegal-Bolton): Kariyerine Fransa’da başladı. Daha önce Liverpool’da da oynadı.

* Hasan Salihamidzic (Bosna-Bayern Münih): 30 yaşındaki Boşnak futbolcu kariyerini Bayern’de sürdürüyor.

* Bruno Metsu (Fransa-Al-Ittihad): Fransız teknik direktör. Senegal’i çalıştırırken Müslüman oldu.

* Phillipe Omar Troussier (Fransa-Fas): Fransız teknik direktör. Geçen yıl eşi ile birlikte Fas’ta Müslüman oldu.

* Hicham El Guerrouj (Fas): 1500 metrede dünya rekorunu elinde bulunduruyor. Dünyanın en iyi atletlerinden biri. 2006’da atletizmi bıraktı.

* Kerim Abdul-Jabbar (ABD): Amerikalı eski ünlü basketbol yıldızı. Müslüman olmadan önceki adı Lewis Alcindor idi.

* Hakeem Abdul Olajuwon (ABD): Nijerya’da doğdu. Amerika’da birçok Müslüman gencin kahramanı olarak biliniyor.

* Mike Tyson (ABD): Dünya ağır sıklet boks şampiyonlarından. 7 yıl cezaevinde yattı ve o sırada Müslüman olduğu açıklandı. Müslüman olduktan sonraki adı Abdul Aziz.

* Muhammed Ali (ABD): Gerçek adı Cassius Marcellus Clay. Eski ağır sıklet boks şampiyonlarından. Müslümanlığı seçen ve sembol olmayı başarmış bir kişilik.

* Marat Safin (Rusya): Aslen Tatar olan Rus tenisçinin adı Marat Mubin Uli Safin. Safin, Müslüman Tatar bir ailenin çocuğu.

* Hashim Khan (Pakistan): Ünlü squash’çı. 7 kez İngiltere şampiyonu oldu. Pakistan’ın dünyaya sunduğu en büyük squash yıldızı.

YUSUF İSLAM(CAT STEVENS)

Londra'da doğdu.gençliğinde müziği seçti.cat stevens ismi ile kısa sürede ünü dünyayı tutan pop şarkıcısı oldu.1977 senesinde müslüman oldu.

Annem İsveçli bir budist,babam ise Kıbrıslı bir rum ortodokstu.Evimizde azçok hristiyanlık havası vardı.Londra'nın merkezinde katolik okuluna gönderildim.Orada Allah'a inanmamızı öğrettiler.Allah'a giden tek yolun İsa aracılığıyla olduğunu söylediler.11 yaşındayken karışık dinlerden öğrencilerin olduğu bir okula gittiğimde hemen hemen kiliseden ayrılmıştım.Ama İsa'nın üzerimdeki etkisi,teslis ne manaya geldiğini düşünmeden devam ediyordu.Müziğe başladığımda dini daha ciddi almam gerektiğine dair duyguya sahip olmama rağmen sözde hristiyan haline geldim.Pazar günleri günah işleyenlerin affedilmeleri bana ikiyüzlülük gibi geldi.Bu düşünce kiliseden uzaklaşmama yol açtı.
Bir ara Doğu'nun dini felsefeleriyle ilgilenmeye başladım.Hippilik döneminde tutku haline geldi.Budizm hakkında kitaplar okumaya başladım.Budizmi kilise öğretilerinden daha doyurucu buldum.Bu Hristiyan din anlayışına karşı ilginç alternatifti.ancak pratiği güçtü.Ailemin rum kökenine doğru gittim.Pisogorosu ve herşeyi matematik formülle sonuçlanabileceğini öğrendim.Ancak bununda pratiğide mümkün değildi.
1975'te abim Kudüs'e gitmişti.ziyaretinde MESCİD-İ AKSA'da bulunuyordu.Camiye girer girmez içimde barışçı, doyurucu hisler belirince bana İslamdan bahseden bir kart attı.Londra'ya döndüğünde bana KURAN'IN aslıyla,ingilizce tercümesini hediye etti.KURAN'ın ve Müslümanların inancı hakkında dikrim yoktu.bazen Müslümanlara MUHAMMEDİLER diyorlardı.Bu tıpkı Hristiyanların gibi müslümanlarında Hz.Muhammed'e taptıkları intibaını veriyordu.Kuran'ı okumadan önce böyle düşünüyordum ve İslamın Avrupadaki görüntüsü hastalık ve felakete benziyordu.Daha sonra onu okumadan hakkında hüküm vermemeye karar verdim.Kuran'la karşılaşıncaya kadar hayatın amacı bir sırdı benim için,hayatı herşeyi düzenleyen bir hakimin varlığına inanıyordum,kimdi bu görünmeyen sanatkar?
Pek çok manevi-ruhi yollardan geçmiştim,fakat hiçbiri beni doyurmamıştı.Kuran'ı okumaya başladığımda hayretim arttı.Gittikçe huzura dalıyordum.Çünkü o alemlere hakim olan tek bir Allah'ın adıyla başlıyordu.okudukça KURAN'ın herhangi başka kitaplardan farklı olduğunu anlamaya başladım.her kitabın bir yazarı olur bu kitabı kimin yazdığını merak ettim.Tabii ki Kuran beşeri bir yazarın yazabileceğinden yüksek seviyedeydi.1,5 seneden fazla durmadan okudum ve bu süre içinde hiçbir müslümanla karşılaşmadım.KURAN'ın mesajı içinde boğulup kalmıştım ve şu karara vardım:"önümde 2 tercih vardı:ya kendimi tamamen teslim edecektim veya kendi müzikli yolumda yürüyecektim.benim için birtek seçim yolunun müslüman olmak olduğunu anladım"iş bukadar kolay değildi.çünkü yükümlü olduğum esaslar ve hükümler hakkında daha fazla bilgiye muhtaçtım.geçiş dönemi diye adlandırdığım 1,5 yıllık bir süre aktı.Bu dönemde İslam hakkında daha fazla bilgi sahibi olmaya gayret ettim.O sıralarda Londra Reqent's parkta bir caminin varlığını duydum.İmamı ile tanışarak kelime-i şahadet getirdim,namaz,oruç ve zekat vecibelerimi yerine getirmeye başladım.Londra'daki müslüman kardeşlerimin arasına katıldım.Her türlü müzik aletinin haram olduğunu öğrenince,müziği bıraktım.Şimdi İSLAM'I yaşıyorum ve huzur içindeyim





Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Siten:
Mesajınız:

Toplam 12881 ziyaretçi (21472 klik) kişi burdaydı!
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=